Bir Çocuk Size Gülerek Geliyorsa Saçları Altın Sarısıysa Kim Olduğunu Tahmin Edersiniz

Eğer bir çocuk size doğru geliyorsa, eğer gülüyorsa, eğer saçları altın sarısıysa, eğer soru sorduğunuzda cevap vermiyorsa kim olduğunu tahmin edersiniz…

 

 

Daha önce Küçük Prensle tanıştınız mı? Benim yaklaşık 2 yıl önce onunla tanışma fırsatım oldu. Sonra o, bu evreni ne yazık ki terk etti… Kalbi büyük insanlara çok kırılmıştı. Artık büyük bir insan olduğuma göre, onun gönlünü almak istiyordum. Bir gün yolum çöle düşerse, onu o yıldızın altında bekleyeceğim. Ona en özel çiçeğimi vereceğim. Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir çiçek…

 ”Ama gözler kördür der, yürekle aramak gerekir…”

Küçük Prens bana kendinden büyük bir hayat dersi verdi. O benden daha çok gezegen gördü, benden daha çok insan tanıdı, daha çok tohum ekti, daha çok kalbini kırdılar. Derdi ki ;

”Sorumlusun, gönül bağı kurduğun herkesten…”

Sevdiğimiz insanların bile daha sorumluluğunu alamıyoruz. Çok korkak insanlar haline dönüştük. Belki de bu yüzyıllar boyunca böyleydi… Daha sevmekten bile kendimizi mahrum ediyoruz. Oysa kimse bir çiçeği Küçük Prens kadar sevmemiştir…

” Birinin milyonlarca ve milyonlarca yıldızın arasında başka hiçbir yerde yetişmeyen bir çiçeği sevmesi, ona baktıkça mutlu olması için yeterli bir sebeptir.”

 

 

Bu bizim gibi büyük insanlar için, hiç bir zaman yeterli bir sebep olmayacaktır. Birbirimizin ağzına bakmaktan başka bir işe yaramaz olmuş gözlerimiz. Oysa Küçük Prens uyarmıştı bizi…

”Onu hareketleriyle değerlendirmeliydim, kelimeleriyle değil. Beni güzel kokulara boğuyordu, ışıklar saçıyordu. Asla kaçmamalıydım! O cılız oyunlarının ardında yatan sevecenliği göremedim.”

”Çölü güzel kılan, bir yerlerde kuyu saklıyor olmasıdır.”

”İnsanı insan kılan bir yerlerde kalbini saklıyor olmadır.” diye ekledim Küçük Prens’e…

Sevmekten sevilmekten, gülmekten ağlamaktan, kazanmaktan kaybetmekten, bulmaktan kaybolmaktan korkma. Korkmaktan, korkma. Çünkü seni sen yapan, hissettiğin her şey… En özel insan olduğunu unutma. Sen Küçük Prensin en önemli arkadaşısın. Onun en özel çiçeğisin. Ve bilirsin bu çiçeğin dünyada eşi benzeri yoktur. Kimseye benzemez rengi, kokusu, ışığı… Bir tek sana benzer, içinde sakladığın kalbine.

Bunu sadece yüreğiyle bakanlar görebilir. Onlardan bize zarar gelmez…

”Geceleri gökyüzüne baktığın zaman, ben onlardan birinde oturduğum için, ben onlardan birinde güldüğüm için, sana bütün yıldızlar gülüyormuş gibi gelecek. Gülmesini bilen yıldızların olacak senin!”

 

 

” Ve üzüntün geçtiğinde ( üzüntüler hep geçer) beni tanıdığına memnun olacaksın. Hep dostum olarak kalacaksın. Canın benimle birlikte gülmek istediği zaman, arada bir pencereni açacaksın, öylesine keyif olsun diye… Ve arkadaşların göğe bakarak güldüğünü görünce çok şaşıracaklar. O zaman onlara ”evet” diyeceksin, yıldızlar beni her zaman güldürür! Onlarsa seni deli sanacak. Kötü bir oyun oynamış olacağım böylece sana…”

”Böylece yıldız yerine gülmesini bilen küçük çıngıraklar vermişim gibi olacak…”

Peki sen hala Küçük Prensle tanışmadın mı?

 

Küçük Prensin Kitabını Aşağıdaki Linke Tıklayarak İndirebilirsiniz.

Küçük Prens Kitabı

 

Şimdi Paylaş...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir