En Kötü Ne Olabilir Ki?

Sahi söylesenize en kötü ne olabilir ki? Sordun mu hiç kendine bu soruyu? Ben sormaya başladıktan sonra çok güzel şeyler oldu inanın. Her hangi bir işi yapmadan önce içimde en ufak bir tereddüt olduğu anda önceden en kısa yoldan ertelerdim. İçime sinsin ondan sonra yaparım derdim ama öyle olmadığını gördüm ertelediklerim bekledi, büyüdü, birikti, arttı, çoğaldı. Çok zamansız bir yerde değdi kulağıma bu cümle “en kötü ne olabilir ki?” Doğruydu en kötü ne olabilirdi? Sonra yaparım dediğim işlerde ayaklarım ilk geri adımı atar atmaz bu soruyu sormaya başladım kedime en kötü ne olabilir ve fark ettim ki adımlarım geriye değil ileri doğru atmaya başlamıştı. Neydi korktuğumuz ya da çekindiğimiz şey?

Saçmala ne kaybedersin, buradaki saçmalamak sözcüğünü bilinçli kullanıyorum çünkü saçmalamak yaratıcılığın özüdür. Zaman çok hızlı akıyor günler biraz yavaş ama yıllar epey hızlı geçiyor  zaman çok kıymetli kullanmamız gereken bir olgu. Zaman aktıkça mekanlar değişiyor, şehir değişiyor, evler, arabalar en önemlisi insanlar değişiyor.

 

Bazıları hatta çoğumuz bu değişimi kabullenmekte ayak diretiyoruz, peki neden? Zor biliyorum ama önce kendimize kabul ettirmemiz gereken bir süreç, değişmek o kadar da kötü değildir belki ha ne dersin? Sen değişmiyorum desende yapıyorsun aslında bunu. Bildiğin alanda yani güvenli alanında durmak kendini çok iyi hissettiriyor olabilir ama orası da artık senin bildiğin yer değil.

“Aynı Nehirde İki Defa Yıkanılmaz”

Aynı evin kapısını açmıyorsun ya da her gün aynı insanlara selam vermiyorsun çünkü her şey birazcık da zamanın etkisiyle değişiyor. İzin verin bu değişime en çok size iyi gelecek. Bir gözlemleyin gün içinde nelerden şikayet ediyorsunuz onlar her ne ise onlardan başlayın değişime, onlar size iyi gelmeyen şeylerdir küçük ya da büyük. Arkadaşlarınız mı? Değiştirin, uzaklaşın biraz şikayet ettiğiniz çevreden. Her gün gittiğiniz yoldan gitmeyin mesela bugün yeni yollar keşfedin. Belki gideceğin yere giderken kaybolursun ama yepyeni bir kapı açılır karşına nereden bilebilirsin ki…

Evdeki dolap mı, değiştirin illa çok maliyetli olmasına gerek yok yenisini alamıyorsak kapağını değiştiririz, kendimiz istediğimiz bir renge boyarız hem bize rahatsızlık vermez hem de eşsiz bir parça olur. Saçınızı hep o isteğiniz gibi kestirmek istiyorsun ama o saç sana yakışmaz diyenler için mi kestirmiyorsun, kestir en kötü ne olabilir ki? Sen istedin, seni rahatsız ediyordu kestirdin mutlu musun? Eğer mutluysan dünya üzerindeki en güzel insan sensin zaten.

O, onu rahatsız eden yerde harekete geçip konuşsun. Bütün bu eylemleri yaparken saçmalarken ya da günlük rutinin içindeyken sürekli konuşan bir ses olacak neden her gün gittiğin yoldan gitmiyorsun? Neden saçını öyle kestirdin? Neden oturmamız gereken yerde yürümeye başladık? Kötü bir niyeti yok, seni güvenli alanında tutmak için egon devreye girecek senin adına endişelenecek tam o anda sakın bastırmayın onu ona deyin ki seni duyuyorum ama farklı bir şey yapmak istiyorum endişelenmene gerek yok.

Çevrenizdekiler de aynı şekilde siz değiştikçe alışık olmadıkları bir sen gördükleri için korkacaklar onlara da söyleyin deyin ki seni duyuyorum anlıyorum da ama ben bunu istiyorum bunun için korkmana gerek yok çünkü ben korkmuyorum. Aslında söylediğim şey birazcık kapatın kulaklarınızı ve içinize söz hakkı verin o ne diyor? Ona iyi gelen şey ne? İlk ona söz hakkı verin ve o ne diyorsa onu yapın çünkü o çok kıymetli, hem sahi en kötü ne olabilir ki?

Şimdi Paylaş...

En Kötü Ne Olabilir Ki?” için bir yorum

  • 1 Nisan 2018 tarihinde, saat 19:11
    Permalink

    Muhteşem bir yazı kaleme almışsın tebrikler

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir