Oku Anla Uyan!

Size farklı çağlarda yaşamalarına rağmen sıkı dost olan iki insanın hikayesini anlatmak istiyorum. Sizce dostluk nedir?

TDK çok güzel açıklamış:’Sevilen ve güvenilen yakın arkadaş, sıkı fıkı görüşen kimse, gönüldaş.’

Şimdi kendinize soruyor olabilirsiniz. Farklı çağlarda yaşayan birbirine rastlamaları fiziksel koşullar da mümkün olmayan bu iki kişi nasıl bu tanıma uyabilir? Varlıkları aynı zaman diliminde bulunmayan bu iki insan nasıl olurda sıkı fıkı görüşebilir?

Bu dostluğun sıra dışı güzel bir hikayesi var. Onlar kütüphanede tanıştılar. Biri diğerine cilt cilt kitaplarıyla seslendi, fikirleriyle büyüledi kendisini sevdirdi. Dostu da yazdıklarını sadece okumakla kalmadı. Kelime kelime kanıksadı, onu anladı hatta en çok o anladı. Çağları, tarihleri, yılları atlayıp bu şekilde dostluk kurdular. Biri bilgeliğiyle yoluna ışık tuttu dostunun diğeri de o yolda yürümeyi bildi.

O yolda nasıl yürüdü? Neler yaptı? Gelin bir göz atalım.

  • 12 yaşında ilk yazılımını yaptı. Blastar adındaki uzay oyununu programladı.
  • Lisansını ekonomi üzerine tamamladı.
  • Fizik alanında yan dal diploması aldı.
  • 2000 yılında finans ve ödeme servisi olan Paypal’ı oluşturdu.
  • 2002 yılında roket teknolojisini ilerletmeyi esas alan spocex’i kurdu.
  • 2004 yılında yüksek performanslı elektrikli araçlar üretmeyi amaçlayan Tesla Motors projesine katıldı. Tesla’nın almış olduğu tüm patentleri serbest kullanıma açık hale getirdi.
  • 2006 yılında kurulan Solapcity’nin yönetim kurulu başkanlığını üstlendi. Bu şirket güneş enerjisiyle ilgilenmekteydi.
  • Son olarak 1200km/h hıza ulaşması beklenen Hyperloop aracını tasarladı.

Evet, harika bir kariyer. Bu yazdıklarım son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz Elon Musk’ın büyüleyici özgeçmişi.

Ne yapmak istiyordu Elon Musk?

‘Er ya da geç hayatı mavi yeşil topun ötesine genişletmek zorunda kalacağız ya da soyumuz tükenecek.’ derken ne demek istiyordu?

Hiç şüphesiz dünyanın insanoğlunu artık kaldıramadığını kendisine yapılanlara sertçe vereceği bir cevabı olduğunu görebiliyordu. Bu yüzden seçtiği ve ilerlediği alanlar internet, temiz enerji ve uzay üzerine oldu.

İyi hoş güzel de asıl soru şu Elon Musk bu vizyonu nasıl oluşturdu?

Cevap basit yazının başında da anlattığım gibi kütüphanede kurduğu muhteşem dostluklarıyla.

Dostlarını sevdi, onlara güvendi, kitaplarla gönüldaş oldu. Yüzlerce dost edindi onlardan edindiği bilgilerle de kendi vizyonunu oluşturdu ve bu noktaya geldi. Bu dostları arasında gönül bağını çok sıkı tuttuğu bir isim vardı. Türkiye’ye ayak basar basmaz yanına koştu. Elon onunla aynı kareyi paylaştığı fotoğrafta dimdik gururlu duruyordu. Fotoğraf karesinde ki gururun sebebi barizdi. Dostunu iyi anlamıştı ışık tuttuğu yolda doğru ilerlemişti.

Dostu kim miydi?

Açtığı yolda gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğimize küçükken hepimizin ant içtiği Mustafa Kemal ATATÜRK’den başkası değil elbette!

Sahi ne yapıyoruz biz? Sözümüzde durabiliyor muyuz? Açtığı yolda gösterdiği hedefe yürüyebiliyor muyuz? Onu sevmenin ötesine geçip anlamayı başarabiliyor muyuz?

O ‘İstikbal göklerdedir.’diye haykırışını kıtalar ötesine duyurabiliyorken biz yanı başında neden sağır kalıyoruz?

OKU ANLA UYAN!

Şimdi Paylaş...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir